Sosyal Medya hesaplarımız
Facebook Linkedin Instagram YouTube

NE YAPIYORUZ

Web Sitesi olarak firmaların en sıklıkla tercih ettiği tasarım Kurumsal web sitesidir. Kurumsal web sitesi, kurumun kurumsal kimliği ile uyumlu ve kurumsal öğeleri ön plana çıkarabilecek altyapıya sahip bir şekilde tasarlanmalıdır.

Kurumlar için hazırlanan web sitesi, tasarlanırken hedef kitle mutlaka planlanmalıdır. Web sitesi ziyaretçi profili ve ziyaret bölgesi düşünülerek web sitesi yapılmalıdır. Kurumun web sitesi müşterilere, rakiplere, iş başvurusunda bulunacak personel adaylarına ve yeni potansiyel müşterin ziyaret edileceği düşünülerek hazırlanmalıdır. Web sitesinin farklı bölgelerdeki internet erişim hızı kaynaklı erişim sorunları oluşturmaması amacıyla mümkün olduğunca hızlı açılan ve her bölgeden erişime müsaade edecek bir yapıda olması önemlidir.

Kurumsal web sitesi özellikle kurum logosu ile olan uyumu ve kurum kimliğine uygun olarak tasarlanıyor olması sebebiyle kurum sal web sitesi olarak adlandırılır. Tamamen firmaların ihtiyaçları doğrultusunda kurumsal web sitesi içeriği oluşturulabilir.

Güven

Süreklilik web site çalışmalarında müşteri memnuniyeti açısından en önemli faktörlerden biridir. Gururla söyleyebilirizki; web sitenizin, alan adınızın kaybolması gibi sorunları bizimle yaşamazsınız. Yıllar sonra bile sitenizin yedeğini bizden alabilirsiniz.

Etik değerlerimiz herşeyden önce gelmektedir. Bizim için verdiğimiz sözler, ticaretin rutin işleyişinde unutulmayacak kadar değerlidir.

Deneyim

Web ekibimiz pekçok alanda uzmanlık düzeyinde bilgiye sahiptir. 1988’den beri kodlar hayatımızın bir parçasıdır. Çeşitli programlar için yazdığımız kodlar dünyada kullanılmakta ve beğeni kazanmaktadır.

Güncel Kodlama

Firmamız günün en ileri kod yapılarını ve programları kullanmaktadır. Sürekli gelişme halindeki web teknolojisini takip etmek işimizin olmazsa olmazlarındandır.

Görsel Kalite

Programcılık kadar Grafik Tasarımda uzmanlık alanımızdır. Bu nedenle yaptığımız web siteleri yalnızca gelişmiş değil, aynı zamanda görsel olarakta etkileyicidir.

1: Web sitesinden beklentiniz nedir?

İlk yaptığımız sitenin bütün yapısını, tarzını belirleyecek soruya yanıt aramaktır; sitenin kod yapısı ne olmalı…

Web sitesinden beklentinize ve gereksinimlerinize göre kod yapısına karar veriyoruz. PHP, HTML5 kod yapılarının her birinin ayrı özellikleri, birbirlerine göre avantajları ve dezavantajları vardır. Web sitesinin sizi tatmin etmesi için doğru seçilmiş bir kod yapısına sahip olması gerekir.

2: Tasarım süreci

Markalaşma çalışmanız (kurumsal kimlik) varsa bunu temel alan tasarım çalışması kurumsal bütünlüğün sağlanması açısından önemli olacaktır. 

Tasarım süreci web tasarımındaki en kritik iki aşamadan biridir. Tasarımcılar olarak olarak bizim görevimiz firmanızı olduğundan daha iyi bir şekilde sunmaktır. Web siteniz sizi daha küçük, amatör göstermemeli aksine profesyonel ve daha büyük olarak sunmalıdır. Unutmayın, internetten sitenize giren potansiyel müşterileriniz ilk izlenimlerini web siteniz üzerinden oluşturacaktır.

3: Uygulama

Uygulama firmanıza ait yazı resimlerin siteye yüklendiği aşamadır. Yazıların görsel bir bütünlüğe sahip olacak şekilde siteye yerleştirilmesi, resimlerin site standartlarına uyumlu hale getirilerek yüklenmesi bu aşamanın önemli noktalarıdır.

Sitenin görsel gücünü sağlayacak en önemli unsurlardan biri yazı ve resim standartlarıdır. Sitenin kendisine ait bir standarda sahip olmaması karmaşık olması anlamına gelecek, profesyonel görüntü yaratılmasını engelleyecektir.

4: Kalite testleri

Yazı ve resimler yüklendikten sonra sitenin uluslararası kod standartlarına uygunluğu için testler yapıyoruz. Testlerde ortaya çıkan hatalar düzeltilerek “0 hata” kriterine ulaşıyoruz. Kalite standartları sitenizin verimli çalışmasını, bütün tarayıcılarda sorunsuz çalışmasını sağlamaktadır. Bu aşamada siteniz 5 ayrı testten geçmektedir.

5: Genel optimizasyon

Beşinci adımda sitenin genel optimizasyonu yapılmaktadır. Arama motorlarındaki verimi yükseltebilmek için; test ve uygulamalardan oluşan 16 kademeli bir çalışma gerçekleştirilmektedir. Bütün sitelerimizde yaptığımız bu çalışmamız nedeniyle (arama motoru sitesi olmasalarda) yaptığımız siteler iyi sonuçlar almaktadır.

6: İzleme

Bütün sitelerimiz özel yazılımlarla sürekli izlenmektedir. Böylece sitelerimizdeki değişimleri günlük olarak görme, müdahale etme şansımız olmaktadır.

İzleme sürecinde belirli aralıklarla yedek alınmakta, sitenin kod güncellemeleri yapılmaktadır.

7: Destek

Deneyimimiz göstermektedir ki; site yayına girdikten sonraki 6 ay süresince müşteri talepleri devam etmektedir. Hergün sitesine girip dolaşan müşterimizin doğal olarak aklına yeni birşeyler gelmekte, bizden talepte bulunmaktadır.

İthaki Ajans’ın en önemli farklarından biri ne kadar süre geçerse geçsin verdiği destek hizmetidir. Genel anlayışımız; sitenin altında logomuz yer aldığı sürece ondan sorumlu olduğumuzdur.

8: SEO çalışması

Özel olarak talep eden müşterilerimize profesyonel SEO hizmeti verilmektedir. SEO aslında aylarla ifade edilecek süreyi kapsayan, karmaşık çalışmaları içeren bir süreçtir. SEO başarılarımız sayfamızdan da görebileceğiniz gibi bu konuda oldukça başarılı olduğumuzu söyleyebiliriz.

SEO çalışmamızda aylık raporlamayla gelişim sürecini izlemeniz sağlanmaktadır

Siteye Mobil cihazlarla giriş yapıldığında tasarım biçimi değiştirmekte ve otomatik olarak uyum sağlamaktadır. Drop Down: Benzer özellik browserin ebatları değiştirildiğindede çalışmaktadır.

İşte tam da bu noktada mobile duyarlı web siteleri geliştirmek çağımızın gerekli arasına girmiştir.

Alan adı (com, net, org)

Alan adı size aittir, istediğiniz zaman transfer edebilirsiniz.

Profesyonel ve hızlı host. 
25 adet mail, 1000 Mb kapasite (spam koruma, webmail)

Modern Full Width Tasarım. 
Slider, 
Galeri, 
Google Map

Sitemap
Seo uyumlu kod yapısı
Meta taglar
Google kaydı

Devletin resmi kurumlarının periyodik olarak yayınladığı ve ya yıl boyu var olan tüm hibe ve kredi desteklerine yönelik yaptığımız çalışmalarını bütünüdür.

Çalışmalarımız genel olarak KOSGEB, TUBİTAK, EKONOMİ BAKANLIĞI, GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI VE SANAYİ BAKANLIĞI nın çıkarmış olduğu ve ya var olan desteklerine yöneliktir.

Kosgeb Yeni Girişimci Desteği!
Programın Amacı ve Gerekçesi

Bu programın amacı, ekonomik kalkınma ve istihdam sorunlarının çözümünün temel faktörü olan girişimciliğin desteklenmesi, yaygınlaştırılması ve başarılı işletmelerin kurulmasını sağlamaktır.

50000 hibe 100000 faizsiz kredi için geç kalmayın !

Yıl boyunca yararlanılabilen KOSGEB desteklerine başvurmak için temel kriter KOSGEB veritabanına kayıtlı bir KOBİ olmaktır. KOSGEB destek programları aşağıda incelenmiştir.

1 – KOBİ-GEL KOBİ GELİŞİM PROGRAMI
Programın Amacı ve Gerekçesi

  Ülkenin ulusal ve uluslararası hedefleri doğrultusunda, küçük ve orta ölçekli işletmelerin, ekonomideki paylarının ve etkinliklerinin arttırılması,
 KOBİ’lerin rekabet güçlerinin ve sağladıkları katma değerin yükseltilmesi, amacıyla hazırlayacakları projelerin desteklenmesidir.

KOBİGEL – KOBİ Gelişim Destek Programı Destek Detayları İçin Tıklayın…

2- GENEL DESTEK PROGRAMI

Programın Amacı ve Gerekçesi

  Proje hazırlama kapasitesi düşük KOBİ’lerin de mevcut KOSGEB desteklerinden faydalanması,
  KOBİ’lerin kaliteli ve verimli mal/hizmet üretmelerinin sağlanması,
  KOBİ’lerin rekabet güçlerini ve düzeylerini yükseltmek amacıyla genel işletme geliştirme faaliyetlerinin teşvik edilmesi,
  KOBİ’lerin yurt içi ve yurt dışı pazar paylarını artırmak amacıyla tanıtım ve pazarlama faaliyetlerinin geliştirilmesi,
amacıyla işletmelerin desteklenmesidir.

Genel Destek Programı Detayları İçin Tıklayın..

 

3- İŞ BİRLİĞİ GÜÇ BİRLİĞİ PROGRAMI 

Programın Amacı

KOBİ’lerin işbirliği-güçbirliği anlayışıyla bir araya gelerek; ortak tedarik, ortak tasarım, ortak pazarlama, ortak laboratuar, ortak imalat, ortak hizmet sunumu ve benzeri konular ile Orta-Yüksek ve Yüksek Teknoloji alanlarında hazırlayacakları ortak imalata yönelik işbirliği-güçbirliği projelerinin desteklenmesi amaçlanmaktadır.

İş Birliği Güç Birliği Program Detaylarına Ulaşmak İçin Tıklayın

1- YATIRIM TEŞVİK BELGESİ
Teşvik Sisteminin Amacı: 

Kalkınma planları ve yıllık programlarda öngörülen hedefler doğrultusunda tasarrufların katma değeri yüksek yatırımlara yönlendirilmesi, üretim ve istihdamın artırılması, uluslararası rekabet gücünü artıracak ve araştırma-geliştirme içeriği yüksek bölgesel ve büyük ölçekli yatırımlar ile stratejik yatırımların özendirilmesi, uluslararası doğrudan yatırımların artırılması, bölgesel gelişmişlik farklılıklarının azaltılması, kümelenme ve çevre korumaya yönelik yatırımlar ile araştırma ve geliştirme faaliyetlerinin desteklenmesidir. Bu amaca bağlı olarak Yatırım Teşvik Sistemi; genel, bölgesel, büyük ölçekli ve stratejik yatırımların teşviki uygulamalarından oluşur.

Teşvik belgesi, yatırımın karakteristik değerlerini ihtiva eden, yatırımın bu değerler ve tespit edilen şartlara uygun olarak gerçekleştirilmesi halinde üzerinde kayıtlı destek unsurlarından istifade imkânı sağlayan, Karar’ın amaçları doğrultusunda gerçekleştirilecek yatırımlar için düzenlenen belgedir.

Kimler Teşvik Belgesi Alabilir:

–          Sermaye Şirketleri 

–          Gerçek Kişiler

–          Yabancı Sermayeli Şirketler

–          Adi Ortaklıklar

–          Kooperatifler

–          Birlikler

–          Kamu Kurum ve Kuruluşları

–          Kamu Kuruluşu Niteliğindeki Meslek Kuruluşları

–          Dernekler ve Vakıflar                        
Yatırım Teşvik Sistemi Bileşenleri  Nelerdir:

Yatırım konusu, miktarı ve yatırım bölgeleri açısından yatırım teşvik sistemi dört alt sistemden oluşmaktadır. Bunlar:

1.       Genel Teşvik Sistemi
2.       Bölgesel Teşvik Sistemi
3.       Büyük Ölçekli Yatırımlar Teşvik Sistemi
4.       Stratejik Yatırımlar Teşvik Sistemi

Detaylı Bilgi İçin Tıklayın !

 

DIŞ TİCARET DESTEKLERİ

İhracata yönelik devlet yardımları 11 adet destek programından oluşmakta olup, yardımların uygulanmasında nihai onay mercii Dış Ticaret Müsteşarlığı’dır.

Söz konusu devlet yardımları;

1)         Uluslararası nitelikteki yurt içi ihtisas fuarlarının desteklenmesi

2)         Çevre maliyetlerinin desteklenmesi

3)         Araştırma-Geliştirme ( Ar-Ge) yardımı

4)         İstihdam yardımı

5)         Yurt dışında gerçekleştirilen fuar katılımlarının desteklenmesi

6)         Yurt dışı birim, marka ve tanıtım faaliyetlerinin desteklenmesi

7)         Türk ürünlerinin yurt dışında markalaşması, Türk malı imajının yerleştirilmesi ve TURQUALITY’nin desteklenmesi

8)         Pazar araştırması ve pazarlama desteği

9)         Uluslararası rekabetçiliğin geliştirilmesinin desteklenmesi

10)       Tasarım desteği

11)       Teknik müşavirlik firmalarının yurt dışındaki faaliyetlerine sağlanacak devlet yardımları

Yatırım Teşvik Belgesi, tasarrufları yatırıma yönlendirmek suretiyle, katma değeri yüksek, ileri ve uygun teknolojileri kullanarak bölgeler arası dengesizlikleri gidermek, istihdam yaratmak ve uluslar arası rekabet gücü sağlamak için yatırımların desteklenmesi amacıyla Ekonomi Bakanlığı Tarafından verilen bir belgedir.

Kısaca sağladığı faydalar;

Gelişmiş bölgelerde sadece, yurtiçi makine teçhizat yatırımında(1.000.000 TL ve üzeri) KDV muafiyeti, yurtdışı alımlarda ise gümrük vergisi ve navlun giderleri muafiyeti sağlamaktadır.

Gelişmemiş bölgelerde ise yatırımlarda(500.000 TL ve üzeri) yukarıdaki muafiyetlerin yanı sıra belirli oranlarda SGK muafiyeti, kredi kullanımında faiz muafiyeti

Tarım ve hayvancılığa yönelik makine teçhizat ve inşaat giderlerinin %50 oranında desteklendiği bu çağrıyı kaçırmayın !

Destek Detayları İçin Tıklayın !

 

 

Günümüz rekabet şartlarında kendi markalarını oluşturabilen, katma değer unsurlarıyla fark edilebilen ve tercih edilen markalar rakipleri karşısında önemli avantajlar elde ediyor ve karlılığını sürekli kılıyor.

Destek Patent, Marka Tescili başta olmak üzere, sizi dünya çapındaki tehlikelerden koruyacak tüm süreçlerde yanınızdadır. Başvuru işlemlerinden hukuki süreç yönetimine, marka araştırma ve analizlerinden markaların ticari değere dönüştürülmesine kadar geçen her aşamada, markalarınızın yurtiçi ve yurtdışı takip ve korunmasında size tam bir hizmet zenginliği sunmaktadır. 

Rekabet üstünlüğü kazandıran entelektüel sermayenize ve değerlerinize sahip çıkma konusunda Destek hep yanınızda !

Post-it ve kola kutusundaki açma halkası gibi gündelik hayatta karşımıza çıkan birçok yenilik ve geliştirmenin patentle koruma altına alınarak, buluş sahiplerine milyonlarca $ kazandırdığını biliyor muydunuz? 

Araştırma geliştirme faaliyetleriniz sırasında bulduğunuz yenilikler, ‘Patent / Faydalı Model’ belgesi ile koruma altına alarak, 3. kişilerin kullanmasına engel olabilir, kendinize rakipsiz bir pazar oluşturabilir ya da yaptığınız teknik geliştirme sonucu aldığınız patent belgesini lisans yolu ile kiralayabilir, yeni bir gelir kaynağı oluşturabilirsiniz. 

Destek Patent, başvuru işlemlerinden hukuki süreç yönetimine, patent araştırma ve analizlerinden patentlerin ticari değere dönüştürülmesine her aşamada hem yurtiçinde hem de yurtdışında buluşlarınızın takip ve korunmasında size tam bir hizmet zenginliği sunmaktadır. 

Rekabet üstünlüğü kazandıran entelektüel sermayenize ve değerlerinize sahip çıkma konusunda Destek hep yanınızda.

Mühendislik bilimleri dahil, görsel ya da teknik anlamda yeni ürün oluşturmanın temeli olan Tasarım, bugün şirketlerin rekabette üstün olmak için kullandıkları en önemli araçlardan biridir. Fark yaratacak, estetik, özgün, maddi getirisi yüksek Tasarımların korunması için de öncelikle sahibi adına tescil edilmesi gerekir.

Tasarımların en temel dayanağı olan görsel yenilikler hayatımızın tüm alanlarında uygulanır. Konfeksiyon tasarımından ayakkabı tasarımına, halı deseninden otomobil tasarımına, süs eşyasından çanta tasarımına, mutfak eşyasından tıbbi aletlerin tasarımına kadar hemen hemen her sektörde görsel yenilikler yapılmaktadır.

Destek Patent, başvuru işlemlerinden hukuki süreç yönetimine, tasarım araştırma ve analizlerinden tasarımların ticari değere dönüştürülmesine kadar her aşamada, tasarımlarınızın yurtiçi ve yurtdışı takip ve korunmasında size tam bir hizmet zenginliği sunmaktadır.

Rekabet üstünlüğü kazandıran entelektüel sermayenize ve değerlerinize sahip çıkma konusunda Destek hep yanınızda.

Kurumsal kimlik, şirketin iç ve dış dünyadaki görünen yüzüdür. Rengi ve logosuyla şirketin pazardaki duruşunu temsil eder. Sektörde sağlam temelle yer alabilmek, müşteride pozitif bir izlenim uyandırabilmek için her şirketin kurumsal kimliğe ihtiyacı vardır.

Ajans360 olarak, çalıştığımız şirketleri tüm ayrıntılarıyla inceler, sektör analizi yaparız. Kurumsal kimliği oluştururken yaptığımız tüm araştırmaları sentezler ve şirketi en iyi temsil edecek renk karması eşliğinde, dikkat çekici logo tasarımlarını hayata geçiririz.

Dijital bir çağdayız. Kurumsal kimlik oluşturulurken çağın beklentilerine uygun, firmanın misyonunu destekleyen izlerin hakim olduğu, modern çalışmalar ortaya çıkarmak bizim ilk kuralımızdır. Bu çalışmalar şirketin offline alandaki (ürün ambalajı, kartvizit, broşür, araç giydirme vb.) ve online alandaki ( web site, sosyal medya vb.) duruşunu temsil eder.

 
  • Hedef kitleye direkt ulaşırsınız.
  • Etkili ve kalıcı bir reklam yaparsınız.
  • Satış ve pazarlama hacminizi artırırsınız.
  • Mekan kavramı olmaksızın tanıtım yaparsınız.
  • Rakipleriniz arasından sıyrılırsınız.
  • Size özel tasarımlara sahip olursunuz.
  • Profesyonelliğinizi kanıtlarsınız.
  • Bilinçaltı reklam yapmış olursunuz.

Markanızı dünyaya tanıtmak için çalışıyoruz. Kartvizitten tutunda aklınıza gelen ne obje varsa hepsini tasarlıyoruz.

Kurumsal kimliğiniz bizimle hayat bulsun ..

ISO International Organization for Standardization’ ın kısaltması olup Uluslararası Standart Örgütü tarafından hazırlanan bir kalite yönetim sistemleri standardıdır.

ISO 9001 Kalite Yönetim Sistemi bütün firmalar için uygulanabilen bir yönetim sistemidir. Firmanın müşteri beklentilerini belirleme, tanımlama ve karşılamada, uluslararası alanda onay alan bir yönetim biçimidir. ISO 9001 Standardı firmanın tüm faaliyetlerini gösterir. Gelişen ve değişen ihtiyaçlara cevap verir. Etkin bir Kalite Yönetim Sisteminin şartlarını ortaya koyar. Sisteminin amacı, hata ve kusurları azaltmak, ortadan kaldırmak ve daha da önemlisi önlemektir. Temel olarak, etkin bir kalite yönetim sistemi oluşturulması ve uygulanması halinde, müşteri ihtiyaçlarını karşılayacak kaliteli ürün ve hizmetler üretileceğidir.

Faydaları
 

  • Müşteri memnuniyetini ve sadakatini arttırır

  • Daha hızlı daha pratik sorun çözümüyle maaliyeti azaltır

  • Tedarikçi seçiminde ve takibinde süreci daha kolay ve güvenilir bir şekilde olmasını sağlar

  • Çalışanların motivasyonunu ve katılımını arttırır

  • Firmada görev dağılımında kolaylık sağlar

  • Firmanın piyasadaki imajını arttırır

  • Firmanın daha kurmsal olmasını sağlar

  • Bölüm bazlı risk analizi yapılmasını sağlar

 

ISO 9001 Belgesi Alım Süreci
 

  • Kalite Yönetim Sisteminin Kurulması

  • Belgelendirme Başvurusunun Yapılması

  • Denetimin Planlanması

  • Denetimin Gerçekleştirilmesi

  • Varsa uygunsuzlukların kapatılması

  • Belgenin basılması

Her geçen gün daha da küçülen dünyamızın kaynaklarının sonsuz olmadığı, ürün ve faaliyetlerin çevre etkilerinin yerel ve bölgesel kalmayıp, global olduğu artık tüm dünyada kabul edilmiştir. Bu bilinç çevresel etkilerin yasal uygulamalardan ziyade piyasa kuvvetleri ile kontrol edilmesi ihtiyacını da beraberinde getirmiştir.
 

Artık global pazarda var olabilmek insana verilen değer ve saygıyla ölçülmektedir. Bugünün tüketicisi beklenti ve ihtiyaçlarının en üst düzeyde karşılanmasının yanı sıra, kendisine yaşadığı çevreye ve dünyaya değer verilmesini, saygı gösterilmesini talep etmekte ve piyasada bunu sorgulamaktadır.
 

Bu gelişmeler işletmelerin çevre ile etkileşimlerini kontrol altında tutabilmelerini ve çevre icraat ve başarılarını sürekli iyileştirebilmelerini sağlayacak yönetim sistemlerine ihtiyaç bulunduğu gerçeğini ortaya çıkarmıştır. Avrupa birliği ile entegrasyonda da en önemli konulardan olan Çevre ;ayrıca Çevre ve Orman Bakanlığının da yaptığı denetimlerde bu standardın isteklerine paralel konuları içermektedir.

İşletmelerin çevreye verdikleri veya verebilecekleri zararların sistematik bir şekilde azaltılması ve mümkün ise ortadan kaldırılabilmesi için geliştirilen yönetim sistemine Çevre Yönetim Sistemi adı verilir.
 

ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi, özünde doğal kaynak kullanımının azaltılması, toprağa, suya, havaya verilen zararların minimum düzeye indirilmesini amaçlayan, risk analizleri tabanında kurulan bir yönetim modelidir.

ISO 14001
 

Ürünün, hammaddeden başlayıp nihai ürün haline getirilerek müşterilere sunulmasına kadar geçen sürecin her aşamasında çevresel faktörlerin belirlenmesi ve bu faktörlerin gerekli muayeneler ve önlemler ile kontrol altına alınarak çevreye verilen zararın en aza indirilmesini sağlayan bir istemin kurulmasını tarif eden ve Uluslararası Standartlar Organizasyonu tarafından yayınlanmış olan standartlar serisidir.
 

ISO 14001 bir ürün standardı değil sistem standardıdır ve ne üretildiğinden ziyade, nasıl üretildiği ile ilgilenir. Çevre performansının izlenmesi ve sürekli iyileştirilmesi temeline dayanır. Çevre faktörlerine ilişkin olarak ilgili mevzuat ve kanunlar tarafından tanımlanmış koşullara uymayı şart koşar.
 

TS EN ISO 14000 Serisi Standartları:
 

  • ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi-Özellikler ve Kullanım Kılavuzu

  • ISO 14004 Çevre Yönetimi – Çevre Yönetim Sistemleri- Prensipler, Sistemler ve Destekleyici Teknikler İçin Genel Kılavuz

  • ISO 14020 Çevre Etiketleri ve Beyanları-Genel Prensipler

  • ISO 14031 Çevre Yönetimi-Çevre Performans Değerlendirmesi-Kılavuz

  • ISO 14040 Çevre Yönetimi – Hayat Boyu Değerlendirme Genel Prensipler ve Uygulamalar

  • ISO 19011 Kalite ve Çevre Tetkiki İçin Kılavuz


     

ISO14001:2004 BELGELENDİRME AŞAMALARI
 

  • Sistem dökümantasyonunun oluşturulması

  • Belgelendirme başvurusunun yapılması

  • Denetimin gerçekleştirilmesi

  • Uygunsuzluklar varsa uygunsuzlukların kapatılması

  • Belgenin basılması

(HACCP) Tehlike Analizi ve Kritik Kontrol Noktaları Yönetim Sistemi
 

Sağlıklı olmak, bir insanın en temel ihtiyacı ve hakkıdır. Gıda ürünleri ise sağlımızı en kolay etkileyecek etmenlerin başında gelir. Dolayısıyla gıda ürününün güvenliği, ürünü kullanan tüketicinin mutlak bir talebidir ve üretici firmalarda tamamıyla yönetimin sorumluluğudur. O nedenle kalite sistemi terminolojisine göre; gıda güvenliğine mutlak ve değişmez bir kalite parametresi gözü ile bakmak gerekir.
 

Bir yönetici, işletmesinde sürekli olarak, hijyen standartlarına uygun üretim yapılmasını ve üretip sattığı her parti ürünün güvenli olmasını istiyorsa Gıda Güvenliği Kontrol Sistemi’ni kurmalı, sürekliliğini sağlamalı ve desteklemelidir.
 

Ürünün ancak çok küçük bir miktarını analiz edebilme durumu göz önüne alındığında sürekli analiz sisteminin yalnız başına tam bir güvence sağlamadığını bilmek gerekir.

O halde tüm proses  aşamalarını daha sistematik bir şekilde ele alan ve önleyici nitelikte bir metoda ihtiyaç bulunmaktadır. İşte, Tehlike Analizi ve Kritik Kontrol Noktaları (HACCP, Hazard Analysis ana Critical Control Points) kavramı bu ihtiyaca sistematik ve mantıksal bir yaklaşım getiren bir sistemdir. Avrupa birliği ile entegrasyonda  da en önemli konulardan olan Gıda Güvenliği ayrıca Tarım Bakanlığı gibi resmi kurumların denetimlerinde ve Gıda Kodeksi isteklerinde de yaklaşık olarak bu standardın bütün isteklerini içerecek şekilde karşımıza çıkmaktadır.

HACCP STANDART SERİSİ
 

ISO 22000 Gıda Güvenliği Yönetim Sistemi – Gıda Zincirindeki kuruluşlar için şartlar:
 

  • ISO TS 22003 Gıda Güvenliği Yönetim Sistemi – Gıda güvenliği yönetim sistemlerinin tetkikini ve belgelendirmesini yapan kuruluşlar için şartlar

  • ISO TS 22004 Gıda Güvenliği Yönetim Sistemi

  • ISO 22000’in uygulanması ile ilgili kılavuzu

  • ISO 22005, Yem ve gıda zincirinde izlenebilirlik

  • Sistem tasarımı ve hazırlanması için genel ilkeler ve kılavuzu
     

KİMLER UYGULAYABİLİR
 

ISO 22000 standardı kapsamında belgelendirme yapılabilecek olan dolaylı ve dolaysız yer alan kuruluşlar şunlardır.
 

  1. Kuruluşlar,

  2. Çiftçiler,

  3. Hasatçılar,

  4. Yem üreticileri,

  5. Gıda bileşeni üreticileri,

  6. Gıda üreticileri,

  7. Gıda satıcıları,

  8. Gıda servisleri,

  9. Hazır yemek firmaları,

  10. Temizlik ve sanitasyon hizmeti veren kuruluşlar,

  11. Taşıyıcılar, depolama ve dağıtım kuruluşları vb.

  12. B) Dolaylı olan kuruluşlar

  13. Ekipman sağlayan kuruluşlar,

  14. Temizlik ve sanitasyon ajanları,

  15. Ambalaj malzemeleri

  16. Gıda ile temasta bulunan diğer öğeleri üreten kuruluşlar vb.
     

HACCP
 

HACCP, güvenilir ürünlerin tüketiciye sunulması amacıyla, düzgün işleyen bir sistemin oluşturulması ve korunması temeline dayalı bir gıda güvenliği kavramıdır.
 

Bir gıda zincirinde hammadde temininden başlayarak, gıda hazırlama, işleme, üretim, ambalajlama, depolama ve nakliye gibi gıda zincirinin her aşamasında ve noktada tehlike analizleri yaparak, gerekli yerlerde kritik kontrol noktalarını belirleyen ve bu noktaları izleyen herhangi bir problemi henüz oluşmadan önleyen sistemin korunmasını sağlayarak belirli normlara uygun güvenilir gıdaların üretilmesini sağlayan, her ölçekteki kuruluşa uygulanabilen, bir gıda güvenliği sistemidir.

HACCP’in Temel İlkeleri
 

HACCP genel olarak kabul görmüş aşağıdaki 7 temel ilkeden oluşmaktadır.
 

  1. Tehlike analizinin yapılması

  2. Kritik kontrol noktalarının belirlenmesi

  3. Kritik limitlerin oluşturulması

  4. Kritik kontrol noktalarının izlenmesi için sistemin kurulması

  5. Kontrol altında olmayan noktaların izlenmesi ve varsa düzeltici faaliyetlerin oluşturulması

  6. Sistemin etkili bir şekilde işlemesinin denetlenmesi için kontrol prosedürlerinin oluşturulması

  7. Bu ilkelerin uygulanması için prosedür ve kayıtları kapsayan dokümantasyon sisteminin oluşturulması

İşletmelerde karşılaşılan en önemli insan kaynakları sorunlarından biri, çalışanların emniyetli ve sağlıklı bir çalışma ortamına sahip olmamalarıdır. İşletmelerin daha iyi rekabet koşullarına ulaşabilmesi için çalışanların iş sağlığı ve güvenliği konusunda planlı ve sistemli çalışmalar yürütmeleri gerekmektedir.
 

ISO 9001 VE ISO 14001 gibi standartlar kalite ve çevre yönetimleri üzerine yoğunlaşmış, dolayısıyla işletmelerde İş Sağlığı ve Güvenliğinin sağlanması ve sürekli iyileştirilerek korunabilmesi için ayrı bir standarda gereksinim duyulmuştur. Avrupa Birliği ile entegrasyonda da en önemli konulardan olan İş Sağlığı ve Güvenliği ayrıca Çalışma Kanununda da yaklaşık olarak bu standardın bütün isteklerini içermektedir.

 

Kuruluşlarda karşılaşılan en önemli insan kaynakları sorunlarından biri, çalışanların emniyetli ve sağlıklı bir çalışma ortamına sahip olmamalarıdır. Kuruluşların daha iyi rekabet koşullarına ulaşabilmesi için çalışanların iş sağlığı ve güvenliği konusunda planlı ve sistemli çalışmalar yürütmeleri gerekmektedir.

OHSAS 18001, BSI (British standarts Institute) tarafından yayınlanmış olan “İş Sağlığı ve Güvenliği” standardıdır. OHSAS 18001; ISO 9000 ve ISO 14000 gibi diğer uluslararası standartlardan farklı olarak bazı ulusal standart kuruluşları ve belgelendirme kuruluşlarının birlikte çalışmasıyla gerçekleştirilmiştir ve bir ISO standardı değildir.
 

OHSAS 18001 kuruluşların ürün ve hizmetlerinin güvenliğinden çok çalışanın sağlığına ve işin güvenliğine yönelik bir standarttır.

 

İş Sağlığı ve Güvenliği

Bir kuruluşun gerçekleştirdiği faaliyetlerden etkilenen tüm insanların (çalışanların, geçici işçilerin, alt yüklenici çalışanlarının, ziyaretçilerin, müşterilerin ve işyerindeki herhangi bir kişinin) sağlığına ve güvenliğine etki eden faktörler ve koşulların bütünüdür.

İŞ SAĞLIĞI ve GÜVENLİĞİ YÖNETİM SİSTEMİ:

İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) Yönetim Sistemi; İş Sağlığı ve Güvenliği faaliyetlerinin kuruluşların genel stratejileri ile uyumlu olarak sistematik bir şekilde ele alınıp sürekli iyileştirme yaklaşımı çerçevesinde çözümlenmesi için bir araçtır. Ülkemizde İSG faaliyetleri kişisel koruyucuların kullanımını çağrıştırmakta ve geleneksel olarak ayrıca yapılması gereken iş olarak algılanmaktadır. İSG Yönetim Sistemiyle, çalışanlar, yönetenler ve denetleyenlerin rol ve sorumlulukları açık hale getirilerek çalışanların katılımını sağlayacaktır.

Bu sistemle, çalışanlar, İSG risklerinin belirlendiği ve önlemlerle asgari seviyeye indirildiği, yasalara uyan, hedeflerin yönetim programları ile hayata geçirildiği, uygun İSG eğitimlerinin uygun kişilere verildiği, acil durumlara hazır, performansını izleyen, izleme sonuçlarını iyileştirme faaliyetlerini başlatmak için kullanan, faaliyetlerini denetleyen, yaptıklarını gözden geçiren ve dokümante eden bir kuruluşta İSG faaliyetlerine gereken önemi veren bir sistemin parçası olacaklardır.
 

İşyerlerinde işlerin gerçekleştirilmesi sırasında, çeşitli nedenlerden kaynaklanan sağlığa zarar verebilecek kaza ve diğer etkilerden korunmak ve daha iyi çalışma ortamı sağlamak amacıyla sistemli ve bilimsel bir şekilde tehlikelerin ve risklerin belirlenmesi ve bu tehlikelere ve risklere yönelik önlemlerin alınması çalışmalarının gerçekleştirildiği yaklaşıma İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemi denir.

OHSAS 18001’in Yapısı
 

  1. Kapsam

  2. Referans Yayınlar

  3. Terimler ve Tanımlamalar.

  4. OHSAS Yönetim sistemi elemanları.

    • Genel şartlar.

    • OHSAS Politikası

    • Uygulama ve İşletme

    • Kontrol ve Düzeltici Faaliyet

    • Yönetim Gözden Geçirme
       

OHSAS BELGELENDİRME AŞAMALARI
 

  • Sistemin Uygulanması

  • Belgelendirme Başvurusunun Yapılması

  • Denetimin Gerçekleştirilmesi

  • Belge Teslimi

CE işareti, ürünün Avrupa ürün mevzuatlarına uygunluğunu gösterir.
 

CE işareti ‘Conformite European’ kelimelerinin kısaltılmasıdır ve literatürdeki anlamı ‘European Conformity’, Avrupa Normlarına Uygunluktur. CE işareti, bir ürün ya da ürün grubunun, Avrupa Birliği’nin sağlık, güvenlik, çevre ve tüketicinin korunması konusunda oluşturmuş olduğu, “ürün direktifleri” olarak anılan temel gerekliliklere uygun olduğunu gösterir. CE işareti, taşımayan ürünler, Avrupa Birliği ülkelerine giremez, bu nedenle CE işareti, ürünlerin Avrupa Birliği iç pazarında serbestçe dolaşımına olanak veren bir “Endüstriyel ürün pasaportu” olarak tanımlanabilir.
 

CE işareti, ürünün AB içerisinde serbestçe dolaşımını sağlayan, 1 Ocak 2004 itibariyle Türkiye iç pazarında da kullanılma zorunluluğu olan, üreticinin garanti beyanı olmakla beraber bir bakıma ürünün pasaportu niteliğinde olan bir işarettir. CE İşareti, bir kalite markası değildir. CE İşareti, herhangi bir yerden alınan marka olmayıp, imalatçı tarafından ürüne/ambalaja/ilgili dokümana yapıştırılır.

CE İŞARETİ
 

CE işareti yukarıdaki formatta olmalıdır. CE işareti genişletiliyor veya daraltılıyorsa oranlar korunmalıdır.

CE İşareti, ürünün AB’nin Yeni Yaklaşım Direktiflerine uygun olarak üretildiğini ve belgelendirildiğini göstermektedir.Yani ürünün, insan sağlığı, can ve mal güvenliği, hayvan ve bitki yaşam ve sağlığı, çevre ve tüketicinin korunması açısından asgari güvenlik koşullarına sahip olduğunu gösteren bir işarettir.

Yeni Yaklaşım direktifleri kapsamındaki bir ürünün, CE İşaretli olarak piyasaya sunulmasından üretici sorumludur.Ancak; eğer üretici ya da üreticinin yetkili temsilcisi Avrupa Birliği içinde değilse, bu sorumluluğu ithalatçı yerine getirmek zorundadır.Bir başka deyişle, ithalatçı ithal ettiği ürünlerin AB normlarına uygun olduğunu garanti etmek zorundadır.

Türkiye’deki Durum ve Aşamaları

Türkiye ile Avrupa Birliği arasında Gümrük Birliğini tesis eden Ortaklık Konseyi Kararı (OKK) uyarınca, sanayi ürünleri ve işlenmiş tarım ürünleri ticaretinde AB ile aramızda gümrük vergileri, eş etkili vergiler ve miktar kısıtlamaları 1 Ocak 1996 tarihinden itibaren kaldırılmış ve bahse konu ürünlerde üçüncü ülkelere karşı Türkiye, AB’nin Ortak Gümrük Tarifesini uygulamaya başlamıştır. 4703 sayılı “Ürünlere İlişkin Teknik Mevzuatın Hazırlanması ve Uygulanmasına Dair Kanun”, 11 Temmuz 2001 tarihli ve 24459 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olup, 11 Ocak 2002 tarihi itibariyle yürürlüğe girmiştir.
 

CE BELGELENDİRME BELGELENDİRME HİZMETİMİZ
 

  • CE işareti Alınması Gereken Ürünün Kapsamına Girdiği Direktif veya Direktifler Belirlenir.

  • Direktif veya Direktifler Belirlendikten Sonra Ürünün Direktif veya Direktifler Kapsamındaki Standart veya Standartları Belirlenir.

  • Ürününüzün Satılabileceği AB üyesi Ülke/Ülkelerde Ürünle İlgili Yürürlükte Olan Milli Kuralların Bulunup Bulunmadığını Belirlenir.

  • Direktif veya Direktifler Kapsamında Yol Haritası İncelenir ve En Uygun Yol Haritası Seçilir.(Her Direktifte CE İşaretine Ulaşmak İçin Üreticinin İzlemesi Gereken Yol Haritaları Mevcuttur).

  • Direktif veya Direktifler Kapsamında En Uygun Modül (Temel Gereklere Uygunluğunu Tespit Etmek İçin Öngörülen Uygunluk Değerlendirme Yöntemi) Seçilir. (8 Tane Temel Modül ve Bunların 8 Tane Varyantı Bütün Bir Uygunluk Değerlendirme Prosedürü Oluşturabilmek Amacıyla Çeşitli Şekillerde Birbiri İle Kombinasyonlar Oluşturabilir.Genel Bir Kural Olarak, Bir Ürün Tasarım ve Üretim Aşamaları Boyunca Bir Modüle Göre Uygunluk Değerlendirmesine Tabi Tutulur).

  • Ürünün Riskli Grup Ürün Olup Olmadığı Belirlenir.Riskli Grup Ürünse Onaylanmış Kuruluş (Notified Body) ’lardan En Uygun Belgelendirme Teklifi Alınır.

  • Ürünün Standartlara Uygun Olarak Üretiminin Yapılıp Yapılmadığı Kontrol Edilir.

  • Ürünün Mekanik, Elektriksel ve Konstrüksiyon Yapısındaki Risk Analizleri yapılır.Risk Analizi Sonucunda Ürün Üzerinde Güvenlikle Alakalı Oluşabilecek Bir Takım Ufak Çaplı Değişimler Olabilir.Bu Konuda Uzmanlarımız ve Firmanın Teknik Kadrosu İle Yapılacak Toplantılardan Sonra Ürünün Son Hali Belirlenir.

  • Ürün Standart veya Standartlar Kapsamında Test Edilmesi Gerekiyorsa Akredite Bir Test Kuruluşundan (Yurt İçi veya Yurt Dışı) Test Edilmesi İçin En Uygun Teklif Alınır.

  • İmalat Safhasında Uygulanması Gereken Standart veya Standartlar Hakkında Gerekli Eğitimler Uzman Kişiler Tarafından Firmanın Teknik Personeline Verilir.

  • Üretimde Uygulanması Gereken Üretimin Standartlara Uygunluğunu Sağlayacak İş Emirleri Hazırlanır ve Eğer Firmada Uygulanan Bir Kalite Yönetim Sistemi Varsa Bu İş Emirleri Kalite Yönetim Sistemi Prosedürlerine Eklenir ve En Verimli Şekilde Uygulanması Sağlanır.

  • Ürünün Montaj, İşletmeye Alma, Son Kullanıcı ve Bakım El Kitapları Direktif ve Standartlar Kapsamında Oluşturulur.

  • Ürünün Etiketleme ve İşaretlemeleri Direktif ve Standartlara Uygun Olarak Yapılır.

  • Ürünün Teknik Dosyası Hazırlanır.Teknik Dosya Üreticide 10 Yıl Saklanması Gereken Ürünle Alakalı Tüm Teknik Bilgilerin ve Raporlarının Bulunduğu Dosyadır.Teknik Dosya Hazırlanırken Direktif ve Standartların Belirttiği Şekilde Hazırlanması Gerekir.

  • Ürünün CE Deklarasyonu Hazırlanır.(Deklarasyon Üreticinin Ürünü Belirtilen Direktif ve Standartlarda Ürettiğini Beyan Eden Belgedir)

  • Ürüne CE İşareti İliştirilir.

Helal belgesi İslami kurallara uygun hazırlanan ürünlere verilen sertifikadır.

Bilindiği gibi yurt içinde ve yurt dışında gıda alıp satmak gerçekten çok zor koşullarda sağlanmaktadır. Gerek tedarikçiler gerekse son Müslüman müşteri, tükettiği gıdanın HELAL olup olmadığını merak etmekte ve satın alırken helal sertifikası olan ürünleri tercih etmektedir. Yurt dışına gıda ürünleri satan üreticilerin artık karşısına HELAL BELGESİ olması şartı getirilmeye başlanmıştır. Bu belge artık güvenilir Helal Gıda olmanın yanında üreticinin pazarlama metodu olarak ta kullanılmaktadır. Yurt dışından ve yurt içinden gıda alan firmalarda artık üreticinin HELAL BELGESİ olmasını zorunlu koşmaya başlamışlardır.

Helal Sertifikalama, ürünleri, katkı maddelerini, hazırlama ve işleme yöntemlerini, temizlik ve sağlık şartlarını, katı güvenlik kuralları içinde denetleyen tarafsız bir bilirkişi hizmeti sunar. HACCP, ISO ve diğer kalite ve güvenlik standartlarına uygun ve yeni teknolojilere, yeni katkı maddelerine adaptasyonu seri bir şekilde takip edebilen, helal bilginin eğitimini almış kilit personel tarafından denetimi gerçekleştirir. Ürünün ve üreticinin Küresel İslam içinde tanınmasını ve tanıtılmasını sağlar. Çeşitli ülkelerde açılan fuarlarda katılımına destek verir.

Oturma İzni Nasıl Alınır?

Oturma İzni - İkamet İzni

 

Oturma İzni – İkamet İzni

Ülkemize gelen yabancı ülke vatandaşları Türkiye sınırları içinde ancak vize süreleri ya da vize muafiyet süreleri boyunca kalabilmektedirler.

Daha uzun süre kalmak isteyen kişiler ise Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nda belirtilmiş olan evrakları hazırlayarak oturum izni başvurusu yapmalı ve bir oturma izni almalıdırlar. İkamet izni ya da ikamet tezkeresi olarak da bilinen bu izin ile yabancı ülke vatandaşları ülkemizde uzun süre kalabilmektedirler.

İl ve ilçelerde bulunan Göç İdaresi Müdürlükleri yabancıların oturma izni başvurusu müracaatlarını almak üzere görevlendirilmiştir. İkamet izni başvuruları bizzat yabancılar tarafından ya da danışman firmalar aracılığı ile yapılabilmektedir. Ayrıca yabancının avukatı ya da yasal temsilcisi başvuru sırasında yabancının yanında bulunabilmektedir.

Oturma izni sahibi olan yabancılar izin sürelerinin bitmesine 60 gün kala herhangi bir zamanda en geç izin sürelerinin bitmesinden önce uzatma başvurusunda bulunabilirler. Ayrıca vize / vize muafiyet süresi içinde ya da bu süre 10 güne kadar aşılmış olsa bile uzatma başvurusu yapılması mümkündür. Çalışma izni sahibi olan yabancılar ise izin süreleri bittikten ya da izinleri iptal edildiyse iptal tarihinden itibaren 10 gün içinde ikamet izni başvurusunda bulunmalıdırlar.

Göç İdaresi Müdürlükleri tarafından alınan başvurular değerlendirilir ve olumlu bulunan başvurular Göç İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından ikamet kartı basımı sağlanır. Genel Müdürlükte basım işlemi tamamlanan kartlar posta yoluyla yabancıların başvurularında belirttikleri adreslerine gönderilmektedir.

 

İkamet Tezkeresi

İkamet tezkeresi almaktan muaf olan yabancılar dışında Türkiye’de 90 günden daha uzun bir süre kalmak isteyen tüm yabancılar bu izin için başvuru yapmak zorundadırlar. Ülke sınırları içinde vize ya da vize muafiyet süresinden daha uzun kalmak isteyen yabancılar kalış amaçlarına ve kişisel durumlarına uygun olan bir izin için başvuru yapmalıdırlar. Ülkemizde ikamet edebilmek için farklı ikamet kategorileri bulunmaktadır. Bu ikamet çeşitlerinden uzun süreli, öğrenci, aile ya da insan ticareti mağduru gibi kategorilerde kişisel durumları nedeniyle şartları sağlayamadığı için başvuru yapamayan kişiler kısa süreli izin için başvuru yapabilirler.

Türkiye’de kesintisiz olarak en az 8 yıl boyunca ikamet tezkeresi sahibi olarak ikamet etmiş olan yabancı kişiler ya da İçişleri Bakanlığı Göç Politikaları Kurulu tarafından belirlenmiş olan koşulları sağlayan yabancı kişiler Göç İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından verilen uzun dönem ikamet izni için başvuru yapabilirler. Bu oturma izni süresiz olup yabancı ülke vatandaşlarının her yıl ya da belli sürelerle uzatma talebinde bulunmasına gerek bulunmamaktadır.

Kesintisiz 8 yıllık ikamet hesaplanırken öğrenci olarak ikamet edilen sürelerin yarısı, diğer ikamet sürelerinin ise tamamı kabul edilmektedir. Bu izin için şartları yerine getiren yabancılar başvuru yapabilirler. Ancak mülteciler, şartlı mülteciler ve ikincil koruma statüsü sahipleri ile insani ikamet izni sahipleri ve geçici koruma sağlanan yabancılar, uzun dönem ikamet iznine geçiş yapamazlar.

 

İkamet İzni Başvuru Formu

İkamet İzni Başvuru Formu örneğine ulaşmak için oturma izni sayfasından incelenebilir. Göçmen Büro aracılığı ile yapacağınız ikamet izni başvurularında yalnızca ikamet izni için gerekli belgelerin hazırlanması ve danışmanlarımıza ulaştırılması yeterli olmaktadır. İzin başvurunuz danışmanlarımız tarafından gerçekleştirilmekte ve ilgili göç idaresinden randevunuz alınmaktadır. İkamet izni başvuruları en fazla 90 gün içinde sonuçlandırılmaktadır. Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğe göre 90 günlük süre bilgi ve evraklarınızın ilgili kuruma teslim edildiği andan itibaren başlamaktadır. Bu süreler ilgili Göç İdaresinin inisiyatifindedir ve dönem dönem farklılık gösterebilir. Sürenin uzaması durumunda başvuran yabancıya mutlaka bilgi verilmektedir.

Yabancı ülke vatandaşı Türkiye’de ikamet edeceği adres bilgilerin başvurusunda belirtmek zorundadır. Türkiye’de ikamet edilecek adres sabit bir adres olabileceği gibi konaklama tesisine ait bir adres de olabilir. Her durumda beyan edilen adres doğru ve eksiksiz bir şekilde başvuru formlarına yazılmış olmalıdır. Başvuru onaylandıktan sonra ikamet izni belgesi belirtilen adrese gönderileceğinden beyan edilen tüm iletişim bilgilerinin (adres, telefon, e-posta) güncel olması gerekmektedir.

Yabancı, Türkiye’de yasal olarak ikamet ettiği süre içinde adres değişikliği yaparsa 20 iş günü içinde il göç idaresi müdürlüğüne ve nüfus müdürlüğüne adres değişikliğini gösteren belgelerle birlikte müracaat etmek zorundadır.

Çalışma izni sahibi olan yabancıların ayrıca ikamet izni almasına gerek yoktur. Yasal düzenleme nedeniyle çalışma izni aynı zamanda ikamet izni de sayılmaktadır.

 

Türkiye Çalışma İzni

Türkiye'de Çalışma İzni
Türkiye’de Çalışma İzni

Yabancı ülke vatandaşı kişilerin Türkiye’de çalışabilmesi için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından ya da konu ile ilgili diğer başka kurumlardan bir çalışma izni ve ikamet izni belgesi almaları zorunludur.

Bu belge olmadan ya da bu izinden muaf olduklarını gösteren bir belge olmadan çalışan yabancı uyruklu kişiler ve işverenleri için idari para cezası ve Türkiye’ye giriş yasağı uygulaması yapılmaktadır.

Bu nedenle Türkiye’de bulunan tüm yabancıların çalışabilmesi için bu belgeye sahip olmaları şarttır.

Bu izni alarak çalışmak isteyen yabancılar, yurt içinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı aracılığı ile yurt dışında ise vatandaşı oldukları ülkedeki ya da yasal olarak bulundukları ülkedeki Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliği ya da Konsolosluğu aracılığı ile başvurularını gerçekleştirebilirler.

Türkiye’de eğitim alacak olan öğrenciler yurt içinden en az 6 aylık bir ikamet izni almışlarsa bu süre dolmadan bakanlık aracılığı ile çalışma izni alabilirler.

İnsan ticaretine konu olan ya da olabilecek alanlarda çalışacak yabancıların her defasında dış temsilciliklerimize başvuru yaparak bu izni almaları gerekmektedir. Bu alanlarda çalışacak yabancıların 6 ay ikamet etmiş olması dikkate alınmamaktadır.

Ülkemize turistik ya da çalışma amacı olmayan diğer vizelerle gelmiş olan yabancılar ile Türkiye’nin vize muafiyeti ya da vize kolaylığı sağladığı yabancı ülke vatandaşları ikamet izni sahibi olmadıkları için yurt içinden çalışmak için izin talebinde bulunamazlar.

Çalışma izni sahibi olarak çalışan yabancılar izin sürelerinin dolmasına 60 gün kala ve her halükarda bu süre tamamen dolmadan uzatım başvurusunda bulunmalıdırlar.

Söz konusu sürelerin bitmesiyle birlikte yapılacak başvurular kabul edilmemektedir. Yapılan başvurularda herhangi bir bilgi ya da belgenin eksik ya da yanlış olması durumunda düzeltilmesi için 30 güne kadar ek süre verilmesi mümkündür.

Bu sürenin uzatılması istenirse mutlaka resmi bir makam tarafından belgelenen bir uzatma sebebi gerekmektedir.

Verilen süre içinde eksiklik ya da yanlışlıklar giderilmezse izin başvurunuz reddedilir. Usulüne uygun olarak yapılmış olan başvurular genellikle 30 gün içinde sonuçlandırılmaktadır.

Bu süreler Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na bağlıdır ve şartlara göre değişiklik gösterebilir.

Şahıs , Limited ve ya Anonim Şirket kurma prosüdürleri ve tüm dökümantasyon işlerinde yanınızdayız.

Satılık ve ya kiralık gayrimenkul alım-satım işlemlerinizde yanınızdayız.

Devletin koyduğu kurallara uygun şekilde, yasalara uygun evlerinizi satıp, kiralama konusunda bize danışabilirsiniz.

Türkiye Çalışma Vizesi

Mesleki yeterlilik gerektiren eğitim ve sağlık gibi alanlarda çalışacak olan yabancılar, çalışma vizesi için yaptıkları başvuruların olumlu olarak sonuçlandırılabilmesi için ilk olarak ön izin almalıdırlar.

Bu ön izni verebilecek olan kurumlar sağlıkla ilgili alanlarda Sağlık Bakanlığı, eğitimle ilgili alanlarda ise Milli Eğitim Bakanlığıdır.

Yabancı uyruklu öğretim üyeleri ise Yüksek Öğretim Kanunu kapsamında çalışacakları için ilgili mevzuata göre alınacak ön izin sonrası bakanlığa başvuru yapabilmektedirler.

Almış oldukları çalışma vizesini uzatmak için başvuru yapmak isteyen yabancıların uzatma alabilmeleri ilgili bakanlığın ya da Yükseköğretim Kurulunun ön iznine bağlıdır.

Ar-Ge personeli olarak Ar-Ge Merkezi belgesi bulunan firmalarda çalışmak isteyen yabancıların ise çalışabilmeleri için öncelikle Bilim – Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’na başvurarak haklarında bakanlık tarafından olumlu görüş bildirimini almış olmaları gerekmektedir.

Aksi takdirde Türkiye sınırları içinde çalışabilmeleri mümkün değildir.

Çalışma izni, yabancının ilk kez yaptığı başvurularda en fazla 1 yıl süre ile geçerli olmak üzere verilmektedir. 1 yıllık süre yabancının iş ya da hizmet sözleşmesinin süresini aşmamalıdır.

Ayrıca yabancının gerçek, tüzel ya da kamu kurum ve kuruluşlarının belirlenmiş olan bir iş yerinde ya da aynı iş çevresinde yer alan belirlenmiş bir işte çalışacak olması şarttır.

Yabancı uyruklu kişi tarafından yapılan uzatma başvurusu onaylanırsa ancak ve ancak aynı işverene bağlı olarak çalışmaya devam etmesi şartıyla ilk olarak 2 yıla kadar daha sonra ise en fazla 3 yıla kadar çalışabilmesi için uzatma alması mümkündür.

Türkiye’de uzun dönem oturum izni sahibi olan yabancılar ya da 8 yıllık yasal çalışma izni sahibi olan yabancılar süresiz olarak çalışabilmeleri için başvuruda bulunabilirler.

Bu alanda başvuru yapan ve tüm şartları karşılayan yabancıların mutlaka süresiz olarak bu izni alma hakkına sahip oldukları söylenemez.

 

Yurt dışından Türkiye Vizesi Almak

Türk Elektronik Vizesi, Dışişleri Bakanlığı tarafından 100’den fazla ülkenin vatandaşları için geliştirilmiş hızlı, pratik ve 7 gün 24 saat kullanılabilen bir e-vize sistemidir.

Bu sistem ile Türkiye’ye seyahat etmek isteyen turistler ve iş adamları hızlı bir şekilde ve herhangi bir evrak hazırlığı yapmadan online olarak vize alabilmektedirler.

Yabancı ülke vatandaşları elektronik vize yerine Türkiye Cumhuriyeti Dış Temsilcilikleri aracılığı ile klasik vize başvurusunda da bulunabilirler.

E-vize yalnızca turistik ve iş amaçlı seyahatler için alınabilmektedir. Bunların dışında farklı bir seyahat amacınız bulunuyorsa Türkiye Büyükelçiliği ya da Konsolosluğu aracılığı ile bireysel olarak vize başvurusunda bulunmanız gerekmektedir.

Elektronik vize için kişisel durumunuz ve seyahat amacınız uygunsa ülkeden ülkeye farklılık gösterebilen bazı şartları da yerine getiriyor olmanız beklenmektedir.

Bu şartlar Türkiye Cumhuriyeti ile diğer ülkeler arasında düzenlenmiş olan sözleşmelerden yola çıkılarak belirlenmektedir.

Türk Elektronik Vizesi ya da resen alınan vizeler, yabancının 180 gün içinde en fazla 90 gün kalmasına izin vermektedir.

Bu durum Türkiye ile diğer yabancı ülkeler arasında düzenlenmiş olan sözleşmelere göre değişmekte olup, çok giriş ya da tek giriş olarak verilebildiği gibi bazı ülke vatandaşlarına ise 90 gün yerine 30 gün kalmalı olarak verilebilmektedir.

Hiçbir yabancı ülke vatandaşı alacağı bir vize ile Türkiye’de 180 gün içinde 90 günden fazla bulunamamaktadır.

Ülke sınırları içinde daha fazla süre ile kalmak isteyen yabancılar mutlaka bir oturma izni (ikamet tezkeresi ya da ikamet izni) için başvuru yapmalıdır.

Üretici misiniz ? 

O halde ürünlerinizi satmayı dert etmeyin. Pusula bu konuda da reklamcılık alt yapısı ile sizlerle ..